Kişinin öyküsüyle başlar.
- Yakınma ne zaman başladı?
- Günlük yaşamı nasıl etkiliyor?
- Hangi durumlarda artıyor veya azalıyor?
- Hareket kapasitesi nasıl?
- Yaşam tarzı ve stres düzeyi nasıl?

Fonksiyonel anatomi, ağrı bilimi ve davranış bilimlerini bir araya getiren nöromuskuloskeletal bir terapi konsepti.
IKOMT, “Klinik Odaklı Multiboyutlu Terapi”nin kısaltmasıdır. Ağrı ve hareketle ilişkili durumları biyolojik, psikolojik ve sosyal boyutlarıyla değerlendiren nöromuskuloskeletal bir klinik yaklaşım çerçevesidir.
Bu yaklaşımda ağrı deneyimi; doku özellikleri, hareket, uyku, stres, günlük yaşam ve kişisel etkenlerle birlikte incelenebilir. Değerlendirme, kişinin öyküsü ve klinik bulguları doğrultusunda yürütülür.
Amaç; ağrı deneyimini etkileyebilecek unsurların anlaşılmasına, klinik karar verme sürecine ve kişiye uygun hareket planlamasına katkı sağlamaktır. Her değerlendirme ve uygulama süreci kişisel özelliklere göre farklılık gösterebilir.

IKOMT yaklaşımının temelinde nöromuskuloskeletal değerlendirme, hareket bilimi, ağrı bilimi ve beden–zihin etkileşimi yer alır. Kişinin fiziksel bulguları; yaşam tarzı, günlük alışkanlıkları ve ağrı deneyimini etkileyebilecek diğer unsurlarla birlikte ele alınabilir.
Klinik değerlendirme kas ve eklem bulgularıyla sınırlı tutulmayabilir; kişinin yaşam düzeni, stres düzeyi ve günlük alışkanlıkları da değerlendirme kapsamına alınabilir.
IKOMT konsepti; Almanya’da fizyoterapi eğitimi alan, manuel terapi, osteopati, ağrı bilimi, hareket bilimi ve psikoloji alanlarında çalışmalar yapan fizyoterapist Ezdeşir Kemali tarafından geliştirilmiştir.
2008 yılında IKOMT eğitim enstitülerinin kurulmasıyla bu yaklaşım, fizyoterapistlere yönelik mesleki eğitim programları kapsamında aktarılmaya başlanmıştır. Günümüzde farklı ülkelerde eğitim faaliyetleri yürütülmektedir.

Ağrı deneyimi; doku özellikleriyle birlikte kişinin yaşam tarzı, stres düzeyi, uyku düzeni ve duygusal yüklerinden etkilenebilir.
Ağrı her zaman tek bir yaralanma veya yapısal bulguyla açıklanamayabilir. Hareket alışkanlıkları ve psikososyal etkenler de değerlendirmede dikkate alınabilir.
IKOMT çerçevesinde ağrının başlangıcı, seyri ve günlük yaşama etkisi incelenir. Elde edilen bulgular, kişiye uygun klinik değerlendirme ve hareket planının oluşturulmasına katkı sağlayabilir.

Kas ve eklemle ilişkili bulgular doğrultusunda, uygun görülen manuel uygulamalar değerlendirme sürecinin bir parçası olabilir.
Hareket ve güçlendirme egzersizleri kişinin gereksinimleri, kapasitesi ve hedefleri doğrultusunda planlanabilir.
Nefes, kasılma ve duruş gibi alışkanlıklar değerlendirilerek kişiye uygun öneriler oluşturulabilir.
Fizyoterapist Bahar Dağlı Gürbüz, 2013 yılında mezun olduktan sonra klinik çalışmalarına başlamış; yurt içinde ve yurt dışında çeşitli eğitimler almıştır. 2015 yılından itibaren IKOMT konseptiyle çalışmakta ve bu yaklaşımı klinik pratiğinde uygulamaktadır.
IKOMT eğitim konsepti kapsamında fizyoterapistlere klinik değerlendirme, manuel terapi uygulamaları ve ağrı yönetimi konularını uygulamalı olarak aktarmaktadır.
Değerlendirme ve uygulama planı; kişinin klinik bulguları, gereksinimleri ve fizyoterapistin mesleki değerlendirmesi doğrultusunda kişiye göre oluşturulur.